Yeni Sezonda Kurtlar Vadisi Pusu

11 09 2008

Kurtlar Vadisi Pusu Sezon Finali Bildiginiz Üzere İskenderin Garip Bir Sekilde Hapishaneden Kacarak Polat ın Bulundugu Ve Hikmet e Ait Evi Atese Vermesi İle Bitmişti ?

Şimdi .. Konuya Bu Husustan Gırecek Olursak .. Soracagımız Soru “Polat Ve Ailesi Oradan Nasıl Kurtulacak ?” Şeklinde Olacaktır ..

-Polat Ve Ailesi Oradan Muhakkak Kurtulacaktır .. 1.Sebep .. Polat ın Adamlarını Sanki Boyle Bır Olay Olacakmıs Gibisinden Israrla Dısarıda Tutması .. 2. Sebep İse Daha Önce Sitemizde de Açıklıga Kavusturdugumuz Pencere Meselesi .. Bu Kanıyı Haklı Cıkaran Husus İse Evin Sadece Ön Kısmının Alevler İcerisinde Kalması Ve Polat Alemdar ın Hemen Arkasındaki Pencere ..

Ve Gelelim Kurtlar Vadisi nin Yeni Sezonda Nasıl Bir Hal Alacagına …

Kurtlar Vadisi Pusu nun Gecen Sezonlarındakı Bır Tek Ozellıgını Hatırlamamız Ilerısı Icın Tahminlerimizde Bizim İşimizi Kolaylastıracaktır .. O Da Kurtlar Vadisi nin Güncel Bir Dizi Olması ..
Evet Kurtlar Vadisi Güncel Bir Dizi .. Bu Yönden Kurtlar Vadisin de Yeni Serzonda Neler Olacagı Tahmin Edilebilir ..

Bu Baglamda Kurtlar Vadisi Pusu da Bu Sezon ;

-Ergenekon Terör Örgütü Ve İlişkileri

-Ülke İçindeki Yolsuzluk İddaaları

-Derin Devlet Ütopyasının (Bana Göre) Son Durumu

-PKK Terörü

-Çeteleşmeler

-Kaçakçılık Ve Karapara

Gibi Konular Yine İşlenilmeye Devam Edilecektir .. Bunun Yanında Sezon İçinde Önemli Suikastler Günümüze Uyarlanıp İzleyiciye Aktarılabilir..

Öte Yandan Kurtlar Vadisi nin Bu Sezon ki Rayting Mücadelesi Zorlasıyor Gibi Gorunuyor .. Gerek Günlere Dagılan Yeni Ve İddaalı Dizilerin Haftalık Yarısta Kurtlar Vadisini Zorlaması , Gerekse Persembe Günlerinde İki Buyuk Yapımın Annem Ve Aşk-ı Memnu nun Kurtlar Vadisi Pusu yu Zorlaması Kacınılmaz Olabilir ..

Bu Gelişmelerin Yanında Muro Üzerine Kurulu Bir Sinema Filmi de Pana Film Tarafından Sezon İçerisinde Gösterime Girecek .. Bu Sinema Filmi nin Diziye Nasıl Bir Soluk Getirecegi Merak Konusu

www.kurtlarvadisi-pusu.net

www.kurtlar-vadisi-pusu.com

Devamı / Yorumlar

Bu yazı 4.73 oy almış.11 kişi oylamış [?]
EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

0 yorum

Etiketler: kurtlar vadisi, kurtlar vadisi haberler, kurtlar vadisi pusu, Kurtlar Vadisi Pusu 42.Bölüm, kurtlar vadisi pusu haberler, Kurtlar Vadisi Pusu Haberleri, KV pusu

Ben Polat , Antalya’yı Yakacağım
zaman: 12:53

Bu yazı yangınlarla boğuşarak geçiren Antalya Büyükşehir İtfaiyesi telefon sapıklarından şikayetçi…

ANTALYA Büyükşehir Belediye İtfaiyesi’nin ‘110 yangın’ ihbar hattına gelen günde 2 bin çağrı arasında oldukça fazla sayıda ilgisiz mesaj geldiği bertildi. Santral görevlileri, gelen çağrıların yüzde 80′inin yangın ihbarı ile ilgisinin olmadığını anlatırken ‘Kurtlar Vadisi’ dizisinin hayranları nedeniyle sıkıntılı anlar yaşadıklarını söyledi.
İhbar hattını arayan telefon sapıklarının,
“Alo ben Polat Alemdar. Antalya’yı yakacağım. Hazır mısınız?’,
‘Ben Memati, Polat Usta aradı mı? Ararsa hemen geliyor, operasyonda deyiverin’
dediklerini anlattı. Santral operatörleri, asılsız ihbarlar nedeniyle telefonların meşgul edildiğini ve gerçek ihtiyaç sahiplerinin ulaşmakta güçlük çektiğini söyledi.
‘İtfaiyenin hortumu neden kırmızı?’,
‘Alo yandım Ali, yetiş söndür beni (Ali isimli 6 itfaiye eri var)’,
‘Numaram sizde çıkıyordur, bana da söyler misiniz?’,
‘Siz uyanıksınız. Beni sahurda kaldırır mısınız?’
gibi sözlere muhatap olduklarını belirten görevliler, asılsız ihbarda bulunan veya arayarak taciz eden kişilerin tespit edilerek savcılığa bildirildiğini söyledi. İtfaiye yangın ihbar hattını arayan kişilerin telefon numarasını gizlemeleri durumunda bile bilgisayar sistemi sayesinde bu numaraların görüldüğü kaydedildi.





Kurtlar Vadisi Pusu Afisi

11 09 2008





Lanet olsun içimdeki gazetecilik sevgisine!

1 09 2008

vadi
Özgür düşüncenin en büyük düşmanı liberalizm.

Zira düşünce özgürlüğünün zirvesi olarak kendisini dayatır ve ufuk kırar! Bu dayatmayla birlikte ‘marka’ putlarından akan paralar liberalizmi biricik ‘küresel düdük’ yapmış. İnsanlığın kanını emenler tarafından uşak liberalizmine mahkûm edilen diyarlarda bu düdük, düşünce özgürlüğünü fiilen ‘kökten batıcılık’ ile özdeş hale getirmiştir.

Ergenekon iddianamesi ile ilgili günlük haber ve yorum yapan yayın organlarımıza baktıkça gördüğümüz, çatışan kutupların bile gerçekte uşak liberalizminin teorik kökten yasakçı sınırlarına mahkûmiyetleridir. Ülkenizde bir iki liberalizm karşıtı mı var?

Bundan daha dehşetli yasak olamaz! Liberalizm; kirli, sivri ve sevimsiz birkaç kişinin ağzından kendisini lanetlettirerek sorgulanmaz hale geliyor!

‘Marjinallerle aynı çizgide görünmektense liberalizme sataşmayayım daha iyi’ diyoruz. Bu dehşetli yasak, Ergenekon iddianamesinden haber üretirken de beynimizi yönetiyor. Patronlarımız veya ideolojilerimiz için hangi malzemenin öne çıkarılması gerekiyorsa, zekâmızı o yönde işletiyoruz! Siyasi, ideolojik veya ekonomik açıdan ’sahibinin silahı’ olmaya mahkûm yayın organında ekmek parası için çalışmak çaresizlik!

İş, aslanın ağzında… En temiz yüreklisi, hiç değilse yaptığı işi kutsamaz, ülkedeki kutuplaşmanın getirdiği önyargı tuzağına dikkat etmeye çalışır. Ülkeyi geren kutuplaşma mesleği daha da güvencesiz hale getirmişken medya çalışanı, hakikat ve erdem kaygısını geçim gailesinin önüne nasıl geçirsin?

Bu ağır şartlarda vicdan muhasebesini önemseyen ve yaşayan meslektaşımız en fazla iyi niyetini koruyabilir…

Kaldı ki iyi niyeti bile korumak zor! Tabii iyi niyet vehminden söz etmiyorum! Onu en vahşi tetikçi gazeteci bile yaşıyor zaten. Hakiki iyi niyet, üstüne kafa yorulan ve çilesi çekilendir. Yoksa her meslektaşımız, ‘Karşı taraf o kadar kötü ki, ister istemez tetikçiye karşı tetikçilik yapmak zorunda kalıyoruz’ diyerek bir şekilde avuntu limanına kapağı atabilir. Küresel liberal devlerin köklü gaflet ve dalaletimiz üstüne inşa ettikleri kutuplaşma fitnesi içinde güzelliğin kırıntısına razıyız!

Hani neredeyse Kurtlar Vadisi’nin Muro karakterindeki kadar haysiyet çilesini meslekte görsek sevineceğiz: ‘Lanet olsun içimdeki bu meslek aşkına’ deyip feleğin cilvesiyle eğlenebilen, haram lokmadan ve ‘büyük laf’ şehvetinden elden geldiğince sakınmaya gayret eden medya adamı bile ilaç oldu.

Yalnız; bizdeki kirlilik, batıdan çok ağır ve yoğun diye peşin bir mesleki aşağılık duygusu içinde değilim! Aydınlanmacılık mümini kökten batıcı meslektaşlarımızın kutsadığı BBC gibi kurumlar bile derin ve rafine tetikçilikten münezzeh değillerdir. Aramızdaki fark, demokrasilerimizdeki gibidir.

Demokrasi yalanını bizden daha inandırıcı kılmayı becerdikleri gibi, dürüst medya görüntüsü vermeyi de o ölçekte başarıyorlar! Her yerde parayı veren düdüğü çalıyor! Para ister ‘marka’ denen putlardan gelsin, ister ‘gizli hükümet’ yönetimindeki organlarda olduğu gibi kamu maliyesinden! Lanet olsun içimdeki gazetecilik sevgisine.