Pana Film de Kurtlar Vadisi serisi için Araplar’la görüşmelerini sürdürüyor.

24 08 2008

pana film

Asmalı Konak’ın Arap dünyasına açtığı kapıdan son bir yılda çok sayıda Türk dizisi girdi. Sırada bu dizilerimiz var…

Gümüş’le patlayan ilgi sürerken, Binbir Gece, Kurtlar Vadisi, Yaprak Dökümü için de Arap televizyoncular sırada.

Türkiye’de yayınlandığı dönemde büyük ilgi gören televizyon dizileri, Arap ülkelerinde reyting rekorları kırıyor. Geçtiğimiz aylarda Dubai’den 22 Arap ülkesine yayın yapan MBC’de gösterilen Gümüş, Arap ülkelerini fethetti. Kanal D’de yayınlandığı dönemde de reyting rekorları kıran dizinin ardından 2 yıl önce Star’da ekrana gelen Kaybolan Yıllar Lübnan’da gösterilmeye başladı.

Arap ülkelerinin Türk dizilerini seçmesindeki en önemli neden ise bu dizilerde öpüşme-sevişme ve müstehcen sahnelerin olmaması. Dubai’den 22 Arap ülkesine yayın yapan ve Ortadoğu’nun en büyük kanalı olan MBC ile Kanal D Genel Yayın Yönetmeni İrfan Şahin arasında yapılan anlaşmaya göre, sırada yeni diziler var. Ihlamurlar Altında, Haziran Gecesi, Binbir Gece, Yaprak Dökümü, Menekşe İle Halil de Arap ülkelerinde yayınlanmayı bekleyen diziler arasında.

Ayrıca Pana Film de Kurtlar Vadisi serisi için Araplar’la görüşmelerini sürdürüyor. Bölüm başına 1000 $
Anlaşmalara göre kanal her diziden bölüm başına ortalama 1000 dolar kazanıyor. Arap ülkelerinin Türk dizilerine olan ilgisi 2002 yılında yayınlanan Asmalı Konak’la başladı.

MBC Group’un, Kanal D’den satın aldığı diziler arasında bulunan Kırık Kanatlar’ın yapımcısı Avşar Film Genel Koordinatörü Murat Çiçek sistemi şöyle anlatttı, “Çağan Irmak’ın yaptığı ’Kabuslar Evi’adlı 36 bölümlük diziyi ve ’Babam ve Oğlum’, Hemşo’, Kolay Para’, ’Salkım Hanımın Taneleri’ filmlerimizi sattık. Dizilerin bölüm başı fiyatı 1000 Dolar, filmlerin tanesi ise 7 bin dolar.” MBC Grup Başkan Yardımcısı Fadi İsmail de, “Türkiye Arap dünyasının gönlünde. Bizim hedefimiz Türkiye’nin Arap dünyasına açılan kapısı olmak” dedi.

Gülden AVUÇ lübnanlı yıldız da hastasıymışlLübnan’ın en popüler şarkıcısı ve Arap dünyasında 40 milyonluk albüm satış rakamına ulaşan Nancy Ajram da Türk dizilerini beğeniyormuş. Arapça yayınlanan dergi Saydati’ye konuşan başarılı şarkıcı, Türk dizisi “Ihlamurlar Altında” nın Lübnan’da yayınlanan bölümlerini hiç kaçırmadan her gün izlediğini söyledi.





Kurtlar Vadisi Pusu olacaklari nasil biliyor

24 08 2008

vadi

‘Kurtlar Vadisi: Pusu’ neredeyse sezon başından bu yana büyük kentlerin varoşlarında bombalı eylemler için hazırlık yapıldığını haber veriyordu. TV eleştirmeni Yüksel Aytuğ, ‘nasıl oluyor da dizi olacakları 6 ay önceden biliyor?’ diye soruyor.

Sabah/ Günaydın’daki köşesinde Yüksel Aytuğ konuyu şöyle anlatıyor:
”Bir kez daha “Kurtlar Vadisi” dizisinin “haberci” kimliğine vurgu yapacağım

Dizinin senaryosu, Ergenekon soruşturması başlamadan 6 ay önce yazılmıştı. Türkiye’yi bir çetenin idare etmeye hazırlandığı, kaotik eylemlere girişmek için kollarını sıvadığı, Uğur Mumcu cinayetinden Hırant Dink suikastına, Kahramanmaraş olaylarından Gazi Mahallesi’ndeki provokasyonlara kadar tüm eylemlerde bu gizli örgütlenmenin parmağının olduğu işaret edilmişti. Ve… Dizinin son bölümlerinde varoş eylemleri gündeme gelmişti.
İskender Büyük, taşeron olarak kullandığı PKK’nın şehir sorumlusu Muro’ya kenar mahallelerde bombalı eylemler yaptırmak istemiş, ancak Muro bunu kabul etmeyip, durumu nispeten daha zayıf eylemlerle geçiştirmeye çalışmış, bunun üzerine İskender Büyük onun kalemini kırıp, Emniyet’e ihbar etmişti. Kurtlar Vadisi: Pusu neredeyse sezon başından bu yana büyük kentlerin varoşlarında bombalı eylemler için hazırlık yapıldığını haber veriyordu. Peki Kurtlar Vadisi nasıl oluyor da gündemin 6 ay önünde koşabiliyordu? Senaristleri kahin miydi? Merakımı gidermek için dizinin senaristlerinden Bahadır Özdener’i aradım. Gazete haberlerinin satır aralarına sıkışan önemli ipuçlarını iyi araştırdıklarını, eski olayları analitik bir gözle inceleyip, gelecek için projeksiyon yaptıklarını söyledi. “Peki Ergenekon olayını yeni bölümlerde nasıl işleyeceksiniz?” diye sordum.

Özdener, ummadığım şekilde yanıtladı: “Aslında gündem ile koşut gitmekten rahatsızlık duyuyoruz. Zira bu eşleşme bizim asıl anlatmak istediklerimizi anlatmamızı güçleştiriyor. Güçlü bir devlet olmazsa bu tür olaylar devam edecektir. Biz, teröre teslim olunmaması gerektiğini, Avrupa ve Ortadoğu’nun yükselen yıldızı Türkiye’nin önünü kesmek için komplo kuranların planlarının boşa çıkarılması gerektiğini, herkesin başında bulunduğu işi en iyi şekilde yapmasıyla teröre karşı ferdi bir mücadelenin verilmesi gerektiğini, bu topraklarda teröristlerin amacı olan umutsuzluğa asla yer olmadığını anlatmayı sürdüreceğiz. Ve bunu yaparken yine gündemin önünde olup, insanları şaşırtmaya devam edeceğiz…” Belli ki, Ramazan ayından sonra yeni bölümleriyle ekrana gelecek olan Kurtlar Vadisi: Pusu’yu yine sıradan bir dizi gibi değil, gelecekten haber veren bir “bülten” gibi izlemeye devam edeceğiz”.





Türkiye’nin önünü aydınlatan Kurtlar Vadisi

24 08 2008

ergenokon
Kurtlar Vadisi olmasaydı
Ergenekon Davası sanıklarından Güler Kömürcü’nün bilgisayarında “Kurtlar Vadisi” dizisi ile ilgili bir rapor bulundu.

Ergenekon’un yan kuruluşlarından olduğu iddia edilen Sosyal Araştırmalar ve Strateji Geliştirme Merkezi (SESAR) tarafından hazırlanan raporda şöyle deniliyor:

“Bugün birçok noktada ‘Kurtlar Vadisi Etkisi’ dediğimiz bir dönüşüm yaşanmakta. Toplumsal bir histeri haline dönüşen dizi, hedeflediği ve hedeflemediği birçok amacı; arka plandaki derin senaryo desteği ile gerçekleştirme konusunda hayli başarılı. Dizi ile toplumun bilinçaltına verilen mesajlar, bir yandan toplumun bir yandan da devletin atomize olmasına ve bunun yadırganacak değil, mevcut konjonktürün doğal bir uzantısı olduğu yolunda ön kabul yaratılmasına yardımcı oluyor.”

Raportörlerin derdi gayet açık; Ergenekon tipi örgütlenmelerin deşifre edilmesinden, vatan-millet diye diye vatanın-milletin canına okuyan derin komplocuların iplerinin pazara çıkarılmasından, devlet müdafaası adı altında yürütülen kirli savaşın bütün iğrençliğiyle ortaya konulmasından ve toplumun bunlara karşı bilinçlendirilmesinden şikâyet ediyorlar.

Ergenekon Davası gibi inanılmaz derecede ‘kompleks’ bir davanın topluma hiç yadırgatıcı gelmemesinden anlıyoruz ki, adamlar bu şikâyetlerinde gayet haklılarmış.

Devlete bağlı güçler, birtakım stratejik veya taktik hesaplar uğruna, devletin has adamlarını öldürebilirler mi? “Vatan-Millet-Sakarya” deyip duran kimselerin PKK unsurları ile iş tutmaları mümkün mü? Terörle mücadele eroin ticaretine dönüştürülebilir mi? İrtica teranelerinin perde arkasında banka vurgunları olabilir mi?… “Kurtlar Vadisi”nden önce bu sorulara ‘olabilir’ cevabını verecek pek az kimse bulunabilirdi. Şimdi ise ‘olamaz’ diyecek kimse bulmakta güçlük çekilir. Bu televizyon dizisi, ‘derin devlet’ diye anılan çetelerin tezgâhlarını paramparça etti. Asırlık bir provokasyon/komplo geleneği yerlerde sürünüyor bu dizi sayesinde. Toplum uyandı, üzerinde oynanan aşağılık oyunu fark etti, Ergenekon Davası’nı yadırgamayacak kadar bilinçlendi.

Biz bu bilinci binlerce kitap, gazete makalesi ve televizyon açık oturumu ile aşılayamazdık topluma. Nitekim yıllardır aşılayamadık. Dönen derin dolapları anlatamadık. Anlatabildiysek de inandırıcı olamadık. Fakat “Kurtlar Vadisi” toplumu ikna etti. En inanılmaz gerçekleri bile kabul ettirdi topluma. ‘Girift’ düşünmeyi ve olayların ardındaki gerçeği görmeyi öğretti.

“Kurtlar Vadisi” olmasaydı, belki Ergenekon Soruşturması için gereken ufuk da olmayacaktı; bu soruşturmayı başlatıp yürütecek polisler, savcılar da olmayacaktı…

Türkiye’nin önünü aydınlatan “Kurtlar Vadisi” için, bu diziye emeği geçen herkese şükran borçluyuz. Bilhassa, derin senaryoları ifşa eden senaristlere… Ve onların danışmanı, rehberi, yönlendiricisi Ömer Lütfi Mete’ye…

Ömer Lütfi Mete kalp krizi geçirdi. Yüreğimiz ağzımıza geldi. Şükür ki durumu iyiymiş. Aziz Ömer ağabeyime Rahmân ve Rahîm Allah’tan acil şifa diliyorum.
Hakan Albayrak